Değerlerimizle Düşünce Eğitimi

İstanbul, Fatih’te FSM İzcilik Gençlik ve SproKulübü’nde haftalık düşünce ve deha yolu eğitimleri veriliyor.Bu eğitimler kapsamında, balık kılçığı, altı şapkalı düşünme stratejileri, senaryo oluşturma, beyin fırtınası, PÜKÖ döngüsü, problem çözme, hazır cevaplar, okuma anlama gibi teknikler ve atölye çalışmaları yapılıyor. Düşünce eğitimini, değerler eğitimi müfredatı ile işlenerek düşünce ve değerler eğitimine farklı bir bakış kazandırıyor.

FSM gençlik kulübünde gençler, günlük hayata dair, kişisel ve toplumsal meselelere değerlerimiz doğrultusunda bakış açıları ve fikirler geliştiriyor. Düşünce eğitmenleri Murat YOĞURTÇU ve Yavuz ÇETİNKAYA, düşünce eğitimini yalnızca değerler eğitimi ile değil;  sanat, spor, sosyal faaliyetler gibi kulüpte yapılan tüm eğitimlerle iş birliği halinde işleyerek eğitimin verimliliğini arttırmayı planladıklarını söylediler.

Kulüp yetkilisi Faik Bey, düşünce ve düşünce eğitiminin faydalarından hakkında şunları dile getirdi:

“Düşünme; bir konuyla ilgili bilgi birikimlerinin analizini veya sentezini yapıp, akıl işçiliğiyle yeni fikirler, alternatifler üreterek bir yargıya veya karara varmak işlevidir. Ortaya çıkan işte bu yeni ürüne de “düşünce” denir. Şurası unutulmamalıdır ki düşünme öncelikli olarak bir bilgiye dayanmalıdır. Hiçbir malumat olmadan cahilce bir düşünme insana bir şeyler kazandırmaz. Düşünce var olan bir bilgi temeli üzerinde anlam kazanır. Dolayısıyla düşünmede bir kısır döngünün ve bıkkınlığın yaşanmaması için bilgilerin güncellenmesi ve çeşitlendirilmesi gereklidir… İşte bu aşamada söz kitaplarındır. Düşünmeyi kitapsız, kitabı da düşüncesiz kabul edemeyiz.

Doğru hareket doğru düşüncenin bir sonucudur. Doğru düşüncenin öğrenilebilmesi için de dış âlemden bize gelip uğrayan bulanık bilgi ve düşüncelerin berraklaştırılması gerekmektedir. Bu berraklığın yakalanabilmesi bizim akıl, kalp ve hislerimizin selim olmasıyla yani bizim doğru-dürüst, arızasız olmamızla birebir ilişkilidir.

Bir konu hakkında bilgi sahibi olmak, illa ki onu bilmek demek değildir. Sigaranın zararlı olduğunu herkes bilir. Ama bu bilgi düşünme safhasında iradeyi kontrol edebilecek olgunluğa ulaşmadığından dolayı zararını bile bile içer tiryakiler.

Çocuklarımız bilgisayar oyunları, cep telefonları, internet ve televizyon ile adeta muhasara altına alınmıştır. Ebeveynlerin bu etkilerin zararlı olanlarından çocukları korumak için uyguladıkları yasaklama veya kısıtlama müeyyideleri bir yere kadar etkisini göstermekte hatta bazen bu etkileri daha da cazip kılmaktadır. Çocuklarımıza değerlendirme yapabilecek, sorgulayacak bir düşünme eğitimi verilebilirse bu zararlı faktörlerle kendi başlarına mücadele etmeleri sağlanmış olacaktır.

Ülkemiz her yönüyle bereketli bir ülkedir. Yeni fikirler üretebilen, her söyleneni kabullenmeyen, soran, irdeleyen, olayların arka planını, nasılını, niçinini didik didik eden kısaca düşünen insanlara ihtiyaç vardır. Düşünmesini bilen ve bildiklerini söylemek isteyen hamleci ruhlar ki bu ülkeyi devletler muvazenesinde istenilen seviyeye getirecektir.”

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir