Genç Arkeologlar

İstanbul-Fatih’te faaliyet gösteren Fsm İzcilik Gençlik ve Spor Kulübü, gençlere tarih sevgisi ve bilinci kazandırmak amacı ile başlattığı “Tarihe Yolculuk” projesi kapsamında arkeoloji çalışmalarında bulundu.

Arkeoloji biliminin temel bilgilerini kavratmak, bu alanda farkındalık oluşturmak, çevresindeki tarihi eserlere karşı duyarlılık oluşturmak, ayrıca gençlerin merak ve araştırma duygularını geliştirmek amacıyla eğlenceli arkeoloji çalışmaları yapıldı. Gençler Fatih’te bulunan tarihi kalıntıları inceleyip, yaşayarak öğrenme fırsatı yakaladılar.

Arkeoloji bir dalım dalı olarak tarih sahnesine ilk kez 15-16.yy. Avrupası’nda ortaya çıkmıştır. Arkeolojinin tarihçesine baktığımızda başlangıçta tarih ve felsefeyi açıklamada kullanıldığını görürüz. Arkeoloji bir bilim olarak kendine has metodlar uygular. Türkiye’de ilk sistemli Türk kazısına 1881’de Osman Hamdi Bey’in kişisel çabalarıyla başlanır.

Arkeoloji nedir?
Tanım: Eski kültür ve uygarlıkları onlardan kalan maddi kalıntıları açısından inceleyen; yer ve zamanını saptamakla uğraşan bir bilimdir, arkeoloji. Maddi kalıntılar terimiyle insan elinden çıkan, insan düşüncesinin ürünü olan eserler, alet ve malzeme ile ev eşyaları, sanat yapıtları kastedilir. Bu yönüyle arkeolojiyi, geçmiş zaman insanlarının “el emeği göz nuru ” olarak tanımlayabiliriz. Eski Yunanca’nın “Arkhaios” (eski) ve “Logos” (bilim) kelimelerinden türetilmiş olan arkeoloji kelime olarak (Osmanlıca “Atikiyat”) “Eskinin Bilimi anlamına gelirse de diğer bütün bilim dallarının kaynağı ” anası” durumundadır.

Amacı: Amacı ışık tutarak geçmişi canlandırmak, ilk çağ insanını düşünceleriyle ve bunların sonucu gerçekleştirdiği yapıtlarla günümüz insanına derinlemesine tanıtabilmek, onu anlamasına yardımcı olabilmektir. Bu amaçla, eski kültür kalıntılarını bulup ortaya çıkarır, tanımlayıp, aslında uygun bir biçimde tekrar kurarak geçmiş kültürleri yorumlayarak aydınlatmaya çalışır.

Faydası: Günümüz insanına geçmişini ve köklerini öğreterek geleceğini aydınlatmasında yol göstermesidir.
İnsan yaradılışı gereği merak duyduklarını, kendisinde iyi ya da kötü bir anısı olan şeyleri toplama, koruma ve saklama eğilimine sahiptir. Toplanılan bu tür malzemeler bazen bir koleksiyona dönüşebildiği gibi; bazen de basit bir biriktirmeden öteye geçmemiştir. İster zevk için olsun, isterse bilinçli olarak yapılsın, bu derleyip toplama eğilimi büyük arkeolojik koleksiyonların, ardından da müzelerin doğmasından en belirgin etkendir.

10846245_393852880784032_3745334423423422484_n (1) 1535609_393853097450677_3853814967542371131_n (1) 10734235_393853247450662_2182010081491727469_n 11102_393853454117308_3436126852383124400_n 1525479_393853370783983_224848089539303948_n

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir