Ne Dediler ?

GENÇLİK KULÜPLERİ ÖRNEK BİR NESİL İNŞA EDİYOR

 

Anne babaların çocuk eğitimi konusunda en çok zorlandıkları dönemidir ergenlik yaşları. Çocukluk ve yetişkinlik arasında gelgitler yaşayan çocuğun olmadık beklentileri, yanlış tutum ve davranışları, kötü arkadaşlıkları ve alışkanlıkları ebeveyni ciddi anlamda sıkıntıya sokmaya yetiyor. Birçok anne babanın bu konudaki ilk başvurduğu çözüm ise yasaklama yoluna gitmek oluyor. Oysa tüm bunlar olmadan önce gerekli önlemleri alabilir, yahut çocuklarımıza yasaklar yerine hem onların beğeneceği hem de bizim içimizi rahat ettirecek alternatifler sunabiliriz. Bu anlamda eğitim gönüllülerinin büyük çabalarla ortaya koyduğu gençlik kulüpleri projesi büyük bir ihtiyaca cevap veriyor.

Son yıllarda çalışmalarıyla örnek bir neslin yetişmesine katkı sağlayan ve “genclikkulupleri.com” çatısı altında faaliyetlerine devam eden gençlik kulüpleri çocukların sağlıklı bir ortamda sosyalleşmesini sağlarken, ergenlik döneminin en az buhranla geçmesine olanak veriyor. Okul sonrası boş saatlerinde, yahut hafta sonlarında bu kulüplere giden gençler kötü alışkanlıklardan uzak durmanın yanı sıra, birçok güzel aktiviteyle şahsiyet gelişiminde ciddi mesafe katediyor.


AMAÇ NE? 

Bir çok sivil toplum projesinde görev alan ve gençlik kulüplerinin fikirine önemli katkılar sağlayan eğitimci Turgay Fehmi Ercan gençlere yönelik çalışmalarının amacını; “Çocuklarımızı kötü örnek teşkil eden mekanlardan ve arkadaşlıklardan; sigara, uyuşturucu madde bağımlılığı, gayri ahlaki davranışlar gibi maddi ve manevi sağlıkları açısından onlara zarar verici tüm unsurlardan uzak tutmak” şeklinde özetliyor. “Gençlerin zihinsel, sosyal, bedensel, ruhsal ve ahlaki gelişimlerine katkı sağlayabileceğimiz mekanlar oluşturmaya özen gösteriyoruz” diyen Ercan sözlerine şöyle devam ediyor: “Çocuklarımızın ve gençlerimizin; ahlaki açıdan donanımlı, okulda ve okul dışında başarılı, sosyal, girişken ve öz güvenli, düzen ve disiplin sahibi olmaları, gelecekte insanlara hizmet edecek hale gelmeleri de hedeflerimiz arasında yer alıyor.”

Ailelere düşen en önemli görevin çocuklarını dinlemek olduğunu belirten Turgay Fehmi Ercan, çocuğun çocuk olabileceği mekanlara yönlendirmenin önemine dikkat çekiyor ve ekliyor: “Bu gibi kulüpler sadece eğlenme amacı taşımayıp eğitim içeriğine de sahip olduğundan aslında ailelerin işini de kolaylaştırıyor. Çocuklarını gönderen ailelerin buradaki insanlara nasıl teşekkür ettiğini her gün farklı örneklerle görüyoruz. Böyle kuruluşların yaptığı çalışmaları takip etmek ve desteklemek lazım. Sonuçta buralarda emek veren insanlar da bir şekilde ilgi ve destek bekliyorlar.”

BİLGİSAYAR OYUNUNDAN EBRU SANATINA NE ARARSAN VAR!

Okul başarısını olumsuz etkilemeyecek hatta katkı sağlayacak etkinlikler yapıldığına işaret eden Ercan, ailenin rahatlıkla çocuğunu yönlendirebileceği ve çocuğun da ilk fırsatta gelmeye çalışacağı bir mekanın önemine değiniyor ve bu anlamda kulüplerde yapılan etkinlikleri şöyle sıralıyor: “Okula paralel etüt çalışmaları, teorik ve pratik izcilik etkinlikleri ve kamplar, nezaket, görgü kuralları ve temel değerler eğitimi, bilgisayar eğitimleri ve oyunları (savaş ve şiddet içermeyen oyunlar), futbol, basketbol, voleybol, masa tenisi, satranç, yüzme gibi spor etkinlikleri, sergi-fuar gezileri, tarihi mekan-müze gezileri, kitap söyleşileri, doğa gezileri, piknikler, tiyatro ve sinema günü gibi kültürel etkinlikler, maket- resim yapımı, hat, ebru, tezhip gibi geleneksel sanatlarımızı kapsayan onlarca etkinlik. Ayrıca velilere yönelik seminer ve sunumlar, toplantılar…”

İZCİLİK SANDIĞINIZDAN ÖNEMLİ OLABİLİR

Eğlenirken ilkelerinden vazgeçmemeyi önemseyen gençlik kulüpleri bu anlamda izciliğin altını çiziyor. Devran Gençlik Kulübü Müdürü Abdussamet Köktaş izciliğin basit bir aktivite olarak algılanmaması gerektiğini belirtiyor ve bir eğitim metodu olarak izcilik hakkında şunları söylüyor: “Osmanlı medrese sistemi içinde keşşaflık adıyla ortaya çıkan ve bazı yenilikler gibi Batı’da ortaya çıktığı sanılan izcilik insanlar tarafından basit bir eğlence ve spor olarak algılanıyor. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalarla daha da belirgin bir şekilde göze çarpan bir gerçek var ki; o da izciliğin ‘yaparak ve yaşayarak’ öğrenme temelli alternatif bir eğitim sistemi olduğu.

Balık vermektense balık tutmayı öğretmenin en etkili yolu izciliğin temelini oluşturan oba sistemidir. 6-8 izciden oluşan obalar kendi içinde bir obabaşı seçer. İzci liderleri ile bu arkadaşları aracılığıyla iletişime geçer ve kendi içlerinde çözebilecekleri her türlü sorunu bu mütevazı ve bir o kadar da azimli yapının içinde hallederler. Oba, obabaşı gibi terimler her ne kadar toplum içinde ‘oynak beyi’ gibi tabirlerle alay konusu olsa da oba sistemi en küçük sosyal yapı olarak çocuklara seçmeyi, seçilmeyi, ekip ruhunu, istişareyi, lidere itaat etmeyi öğrettiği gibi obalar arası tatlı rekabetle kendilerini daha hızlı geliştirmelerini sağlamaktadır. Hiçbir spor dalında ve eğlence türünde olmayan ama eğlenceli bir şekilde çocuklara ve gençlere benimsetilmeye çalışılan ‘İzci Türesi’ aslında her şeyi özetler nitelikte: ‘İzci, sözünün eridir. Şeref ve haysiyetini her şeyin üstünde tutar. Yurduna, milletine, ailesine ve izci liderlerine sadıktır. Başkalarına yardımcı ve yararlı olur. Herkesin arkadaşı ve bütün izcilerin kardeşidir. Herkese karşı naziktir. Bitki ve hayvanları sever ve korur. Büyüklerinin sözünü dinler, küçüklerini sever ve korur. Cesurdur, her türlü şartlar altında neşeli ve güler yüzlüdür. Tutumludur. Fikir, söz ve hareketlerinde açık ve dürüsttür.”

SANATSIZ OLMAZ

Toplumsal değerleri tanıyabilme, destekleyebilme, yeni değerler üretme ve sorumluluk alabilme noktasında sanatın hayli önemli olduğunu düşünen gençlik kulüpleri bunun için gençleri sanatla iç içe olmaya teşvik ediyor. Osmanlı sultanlarının birer sanat uğraşısı olduğu düşünülürse amacın daha iyi kavranacağı açık. Sergi-fuar, tarihi mekan-müze gezileri, edebiyat, tiyatro, sinema, resim, hat, ebru, tezhip gibi sanatsal etkinliklerle gençlere estetik bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılıyor.

FSM Gençlik Kulübü Müdürü M. Salih Akyürek sanat etkinliklerinin çocuklarımızın sosyal ve duygusal gelişimlerine kazandırdıklarını şöyle açıklıyor: “Bağımsız eleştirel düşünebilme becerileri gelişir, çekingenlik, kaygı gibi sorunların üstesinden gelebilmek için çaba gösterebilirler. Sanat yoluyla kazanmış oldukları bilgi, deneyim, beceri ve güven duygularının gelişmesiyle birlikte aşırı duygusal tepkilerini denetim altına alabilirler. Estetik değer taşıyan ürünleri fark edebilirler, sınıflandırabilirler, görüş sunabilirler. Sanatsal bilgi beceri ve deneyimlerini sergileyerek özgüven kazanabilirler. Görsel algı, muhakeme ve kendilerine olan yüksek öz saygı ve güvenleri gelişebilir. Başkalarının düşünce ve görüşlerini sanat yoluyla aktarabilme, arkadaşlarıyla sağlıklı iletişim kurabilme becerisini kazanabilirler, duygu ve düşünce paylaşımı içinde bulunabilirler. Alışkın olmadıkları durum ve ortamlara uyum sağlayabilir, sorunlara karşı tepki ve duyarlılık gösterebilirler. Toplumsal değerleri tanıyabilirler, destekleyebilirler, sorumluluk alabilirler.”

SPOR MU DEDİNİZ? İLLA Kİ!..

Gençlerin özellikle gelişim döneminde yaptıkları spor, kişisel gelişimlerini olumlu yada olumsuz yönde etkiliyor. Gençlik yıllarında yapılan spor, ilerleyen yaşlarda insanın kişiliğini belirginleştiren çeşitli özellikler de oluşturuyor. Ne var ki günümüz sporları genelde insanları hep kazanmaya yönelttiği için hırsı, ahlaksızlığı, rakibe saygısızlığı beraberinde getiriyor. Rakibe saygı, hak yememe, dürüst olma ve hak ettiği yeri kabullenme gibi erdemli olmayı gerektiren davranışlar, kazanma hırsına galip gelerek insanları ahlaktan uzaklaştırıyor.

Gençlik kulüpleri sporun bu handikapına karşı gençlere olması gerekeni veriyor. Sportif Eğitim Uzmanı Kemal Zemher kulüplerin spor anlayışını şöyle açıklıyor: “Ahlaki olmayan davranışların profesyonel sporcularda çok görülüyor olmasının nedeni, sporun sadece maddi haz duyma sebebiyle yapılıyor olmasıdır. Maneviyatı göz ardı edip sadece maddi çıkara dayalı sporun toplumumuzda yaygınlaşması, spora hep batı kültürünün gözüyle bakıp kendi kültürümüzü arka planda tutmamızdan kaynaklanmaktadır. Bizim medeniyetimiz hiçbir zaman hırsı tetiklemez ve spora yansıması da bu şekilde olur. Mesela cirit oyununda rakibi sıkıştırıp rakibin hamle yapma imkanı olmadığı durumda rakibi vurursan 1; vurmaz da gitmesine izin verirsen 2 puan verilir ki oyun hırsa dönüşmesin ve rakipler kazanacağız diye ahlaktan vazgeçmesinler.

Çocuklara gençlik dönemlerine gelmeden, spor yapmadaki amacın sadece maddi kazanç sağlama olmadığının, spor yapan bireyin sorumluluk sahibi, paylaşımcı, ahlaklı olması gerektiğinin bilinci verilmelidir. O zaman spor kişinin gelişimini olumlu yönde etkileyecektir. Kişi böylece iş birliği eğilimi artmış, toplumla barışık, sosyal ve psikolojik bakımdan gelişmiş, hayatta her şeyin kazanmaya dayalı olmadığı, yeri geldiğinde kaybetmenin bile insanın gelişimi için gerekli olduğunun bilincinde olacaktır.”

DEĞERLERİMİZ OLMAZSA OLMAZIMIZ 

Sanat, spor, izcilik, gezi gibi bütün aktivitelerde öncelikle güzel alışkanlıkları benimsetme çabasında olan gençlik kulübü gönüllüleri “Bir insana selam vermenin mutluluğunu çocuklarla beraber yaşayalım istiyoruz” diyor. Gençlere manevi değerleri anlatmak, öğretmekten ziyade sevdirmeye ve benimsetmeye önem veriyorlar. Bunun nedeni ise gençlerin sevdikleri şeyi daha çabuk öğrenmesi ve hayatlarında daha kolay uygulamaları.

Anne babaların “Çocuğum beni dinlemiyor” şikayetleriyle sık sık karşılaştıklarını belirten Genç Gökkuşağı Gençlik Kulübü Müdürü Bayram Analay “Bizler anne babanın kutsallığını önemini ve onlara karşı yapılan küçük yanlışlıkların büyümemesi gerektiğini vurguluyoruz. Ailelerinin gönlünü alabilmeyi ve dost ilişkilerinin kıymetini anlatmaya çalışıyoruz” diyor ve ekliyor: “Sadece anne baba değil manevi büyüklerin, tarihi şahsiyetlerin de hayatımızdaki önemini hatırlatıyoruz. Mevlana,  Yunus Emre, Şah-ı Nakşibend, Akşemseddin, Fatih Sultan Mehmed ve benzeri daha birçok isimle onları tanıştırıp ufuklarını açıyoruz.”

Kulüplerdeki değerler eğitimi sadece anlatımla kalmıyor gençler her ay bir konu üzerine düşünüp duvar gazetesi hazırlayarak duygu ve düşüncelerini yansıtma olanağı da buluyor. Hoş görü, sorumluluk, temizlik, sevgi, dürüstlük, paylaşmak gibi kavramlar üzerine kafa yorup pek çok çalışma yapıyorlar. Bu güzel kavramlar üzerine konuşuyor ve hep beraber araştırıyorlar.

DERS ÇALIŞMAK BİLE AYRI ZEVK BURADA

Gençlere okul başarısının önemini ve bunun geleceklerini nasıl etkileyeceğini anlatan gençlik kulüpleri bu nedenle onlara öncelikle dersleri sevdirmeye gayret ediyor. Bunu yaparken de işi mümkün olduğunca eğlenceli hale getiriyor. Mesela yapılan etütlerde başarılı öğrencilere ödül olarak “bilgisayar kartı”, “masa tenisi kartı” veriliyor. Çocuklar bu kartlarla ders aralarında oyun oynamaya hak kazanmış oluyorlar. Ders konusunda kendiliğinden gelişen bir durum da üniversiteli gençlerin işin içine girmesiyle ortaya çıkmış. Ağabey- kardeş samimiyeti içinde çocukların derslerine yardımcı olan gönüllü üniversite öğrencileri aynı zamanda çocuklar için bir model oluyor. Artık çocuk “Üniversiteye gidebilir miyim?” gibi sorular yerine “Ağabeylerim gibi üniversiteye gitmeliyim” şeklinde düşünmeye başlıyor.

Ancak birçok anne baba gençlik kulüplerini bir dershane gibi görerek büyük beklenti içine girebiliyor. Kulüplerin “sadece ders işleyen bir yer” olarak görülmesi hususuna değinen Göksu Gençlik Kulübü Müdürü M. Sabri Girici konu hakkında, “Biz bir dershane veya etüt merkezi gibi bilinmek istemiyoruz. Bu algı velilerin bizi dershanelerle kıyaslamasına ve sanki dershaneye alternatif bir eğitim kurumuymuşuz gibi görmelerine neden oluyor. Ancak çocukların derslerdeki başarılarının artması için elimizden geleni yaptığımızı söylerken mütevazi bir programla temel derslerle ilgili problemler üzerine gidiyoruz” diyor.

Kullandığı tüm bu eğitim metotları ve gençlerin dünyasına hitap edebilmeleri gençlik kulüplerini hem anne babaların hem de gençlerin gözdesi yapmış.

 
Süleyman DANIŞ • S.Aile Dergisi 53. Sayı / KAPAK KONUSU

VELİ GÖRÜŞLERİ

Muhammet Meded HANEDAR (5. sınıf  – 11 yaşında) Velisi: Kıymet HANEDAR

Muhammet önceleri içine kapanık biraz asi bir çocuktu. Yani ne beni çok fazla dinlerdi ne babasını. Hatta bir ablası var. Onunla çok dalaşırlardı. Hep küser kızardı. Ne diyeyim işte böleydi ama bizi çok üzüyordu.Her şeyi denedik. Babasıyla beraber gönderiyordum bazen. Hani değişiklik olsun diye. Bazen evli ablasına gönderiyordum sıkılmasın diye. Fakat yine içine kapanık ve asi oluyordu. Hocam böyle bir yerin olması büyük bir nimet.

Biz onu zorla derse oturtamazdık. Şimdi ne güzel sizinle beraber ders çalışıyor. Ablası bile şaşkın durumda. Dedim ya eskiden ablasıyla kavga ederdi. Şimdi abla hadi gel satranç oynayalım diyor. Hatta biz ona satranç takımı aldık. Şimdi öyle bi açıldı ki, bi konuşkan oldu anlatamam. Her gün eve geliyor anne gençlik kulübünde böyle yaptık, şöyle oldu bi anlatıyor ablasına. O kadar hoşuma gidiyor ki anlatamam.Çok güzel oldu böyle bir yerin olması. İnşallah daha da artar da herkes çocuğunu gönderir. Yani bundan daha güzel ne olabilir.

Genç Gökkuşağı Gençlik Kulübü / Yenisahra

Muharrem RAKICI (6. sınıf) Miraç RAKICI (5. sınıf) Velisi: Eşref RAKICI

Gençlik kulübüne gitmeye başlayalı çok kısa bir süre oldu. Henüz pek bir değişiklik görmedik. Ama oraya severek geliyorlar. Okuldan gelir gelmez hemen oraya gelmek için can atıyorlar. Orada çocuklarımızı çeken bi şey var. Galiba onların dilinden anlıyorlar.

Kartal Gençlik Kulübü / Cevizli – Kartal

Fırat Emir MERT (11 yaşında) Velisi: Rıza MERT

Evde ders çalıştıramıyordum. Gençlik kulübüne gittiğinden beri verilen ödevleri yapmaya başladı. Ders notları zayıftı. Kulübün faydaları ders notlarına da yansıdı. 

Samet YİĞİTSOY  (8. sınıf – 14 yaşında) Velisi: Kemal YİĞİTSOY

Çocuğumun okuldan sonra nereye gittiğini takip edemiyordum. İnternet kafeye gittiğini öğrendim. Fakat gitmesini istemiyordum. Kulübe gelmeye başladıktan sonra içim rahat. Nerde olduğunu ve kimlerle olduğunu biliyorum. Kulüpte hem internet ödevlerini yapıyor hem de ders çalışıyor.

Devran Gençlik Kulübü / Küçükçekmece  

Abdulaziz ÖZDEMİR (6. sınıf – 12 yaşında) Velisi: Ahmet ÖZDEMİR

Gençlik Kulübüne başladığından itibaren çocuğumda özellikle öz güven duygusunun geliştiğini fark ettim. Artık medeni cesareti daha fazla ve çekingenlik halinden eser kalmadı. 

Abbdulhalik DEMİRKOL (8. sınıf – 14 yaşında) Velisi: Hizni DEMİRKOL

Çocuğum öncelikle annesine ve bana karşı gün geçtikçe itaatini daha fazla artmaya başladı. Bu başarıyı ve okul derslerinde karne notlarının yüksek olmasını, toplum içerisindeki hal ve davranışlarının örnek alınmasını kulübünüzde verilen eğitimin neticesi olduğunu düşünüyorum. Bu kurumların her yere yayılmasını temenni ediyorum. Bu gönüllü eğitim çalışmasında emeği geçen herkese teşekkürler.

Pusula Gençlik Kulübü / Sultangazi 
 

Yavuzhan Günay (7 Sınıf) Velisi: Hatice KESKİN

İlk önce bu tür kurumları açtığınız için sizden ve emeği geçen bütün kişilerden Allah razı olsun. Sizin kulübünüze geldiğinden beri çocuğumda gözle görülür değişiklikler oldu. Bana ve özellikle anneannesine çok hırçın davranıyordu. Derslerinde umursamaz bir durumdaydı. Şimdi artık bizle daha güzel konuşuyor,  dersleri de üniversiteli ağabeyleri ile çalışarak daha iyi oldu. İşleriniz rast gelsin…

Efrahim Can Sağlam (8 Sınıf) Velisi: İhsan SAĞLAM

Çocuğumu buraya yolladığım içim çok rahat, eskiden internet kafeden çıkmazdı. Kiminle nasıl arkadaşlık yaptığını bilmiyorduk. Okulda hocaları da memnun değildi, 3 tane zayıfı vardı. Şimdi teşekkür alacak. Keşke daha önceden bu kulübü açsaydınız çok sağ olun. 

Yusuf KILIÇ (6 Sınıf) Velisi: Zeki KILIÇ

Hocam nerde eski Yusuf nerde şimdiki Yusuf…  Bizim sözümüzü eskiden dinlemezdi ama öğretmenlerinin sözünü dinliyordu. Toplum içinde kiminle, nasıl konuşulacağını hiç bilmezdi. Sayenizde artık biliyor. En önemlisi artık çocuğum eve geldiği zaman güzelce selam vererek, hatrımızı sorarak içeri giriyor. Bu benim için çok güzel. İnşallah sayılarınız artar…  

Mehmet ALTUNTAŞ (5 Sınıf) Velisi: Ahmet ALTUNTAŞ

Hocam bu Mehmet çok yaramazdı. Kafası çalışıyor ama yaramazlığa… Bu kulübü çok seviyor gözle görülebilir değişiklikler var oğlumda. Yavaş yavaş daha iyi oluyor. Çocuğum değerlerini öğreniyor kendini ifade edebiliyor ve artık nerde diye merak etmiyorum. Okuldaki öğretmenleri de bunu fark etti. Geçen toplantıda bu çocuk nereye gidiyor diye sordular.  Onlar da bir değişiklik olduğunu anlamışlar.

Bahçelievler Gençlik Kulübü / Yenibosna – Bahçelievler 

Ramazan Raşit YARTAŞI (9. Sınıf) Velisi: Bekir YARTAŞI

Oğlumun okul hayatındaki başarısızlığı, vurdumduymazlığı, boş vermişliği kulübe geldikten sonra yok oldu. Bugün gittiği okulda sınıfında ilk beşin içerisinde yer alıyor. Arkadaşlarıyla ve sosyal çevresiyle iletişimi çok daha güçlü oldu. Artık büyüklerine karşı daha bir saygılı küçüklerine daha bir şefkatli davranıyor. Açıkçası çocukluktan ergenliğe geçiş dönemi şükürler olsun çok iyi geçti. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler. 

Burak KAHRAMAN (6.sınıf) Velisi: Yolcu KAHRAMAN

Kulübe gelmeden önce okul açıldığında okula gidiyor, kalan zamanını kendisine hiçbir faydası olmayacak şekilde geçiriyordu. Okuldaki öğretmenlerinin verdiği derslerini zorla yapıyor, yapar yapmaz da ya televizyona ya da bilgisayara dalıyordu. Annesi de ben de defalarca uyarmamıza rağmen bir sayfa kitap okutamıyorduk. Ayrıca ders notları ve davranışları hiç hoşumuza gitmiyordu.  Bir çıkış yolu, bir çare ararken kulübünüz çıktı karşımıza.Burak artık derslerini zamanında yapıyor. Sorumluluklarını yerine getirmeye gayret ediyor.  Kulüpte aldığı eğitimler ve katıldığı etkinlikler sayesinde konuşması ve hareketleri daha olumlu yönde değişti. Ders notları yükseldi. Emeği geçenlere eşim de ben de teşekkürü bir borç biliriz.

İstanbul Göksu Gençlik Kulübü / Kağıthane 

ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

Uğur DOKUMACI (8. sınıf)

Kulübümüze gelmeden önce derslerimde çok da başarılı değildim. Sosyal etkinliklerden yararlanamıyordum. Arkadaş çevrem çok azdı ve derslerden zevk alamıyordum.Kulübe geldikten sonra derslerimde olan başarım arttı. Öğretmenlerim artık benden çok memnunlar. Arkadaş çevrem de arttı. Sosyal etkinliklerden yararlanmaya başladım. Ayrıca el becerilerim gelişti. Burada arkadaşlarla çok güzel ve farklı çalışmalar yapıyoruz. Bazen vazo boyuyor bazen ayna süslüyoruz. Derslerden zevk almaya başladım. Artık çalışırken eskisi gibi sıkılmıyorum. Herkese Pusula Gençlik Kulübünü tavsiye ediyorum.

Pusula Gençlik Kulübü / Sultangazi 

Taha BELLİ (6. sınıf)

Kulübümüz çok güzel. Açıkçası buradaki faaliyetler; dersler, etütler, resim ve tasarım çalışmalar vb. gibi şeyler çok zevkli. Ama havalar düzelse bol bol pikniğe gidersek iyi olur. Ben buraya gelmeden önce hep sokakta dışarılarda duruyordum. Buraya geldikten sonra zamanımı iyi değerlendiriyorum.

Sefa ÇETİNKAYA (6. sınıf)

Kulübümüz süper bir yer.  Son model bilgisayarlar var. Masa tenisi var. Çoğu yerde böyle imkanlar yok. Her gün buraya gelme imkanı bulduğum için şükrediyorum. İnsanlar böyle yerlere gelebilmek için kaç milyar para veriyorlar. Güzel insanlar sağ olsun böyle yerler yaptırılmasını söylemişler.  Siz de böyle bir yer yapmışsınız. Kim kime böyle bir yerde eğitim hakkı veriyor. Böyle bir yer açılmasaydı bazı gençler internet kafelere gideceklerdi. Keşke her sokağın başında böyle bir yer olsa.  Burada bir sürü yeni arkadaş edindim. Buradaki hocalar çok iyiler.  Burada çok güzel bir şark odamız var. Bazen güreşiyor bazen masa tenisi oynuyor bazen de oturup sohbetler ediyoruz.

FSM Gençlik Kulübü / Fatih